ABD, Üniversitelere Öğrenci Seçmek İçin “Yapay Zeka” Kullanmayı Tartışıyor

Google, kişiselleştirilmiş reklamlar gösterebilmek için; konum, cihaz türü, Gmail’inize gelen son e-postalar ve Youtube’dan izlediğiniz son videolar dahil en az 57 sinyali takip ederek hakkınızda veri topluyor. Peki, ya bu veriler bir yapay zeka tarafından kişilerin karakterini analiz edip, onları doğru üniversite ve bölümlere yerleştirmek için kullanılırsa?

Türkiye dahil dünyanın pek çok ülkesinde, üniversiteler her yıl merkezi sınav puanlarına göre öğrenci kabul ediyor. Aralarında ABD’nin bulunduğu bazı ülkelerde ise üniversiteler, merkezi sınav skorlarının yanında öğrencilerin sosyal becerilerini ve başvurduğu bölüme ilgisini ölçmeyi amaçlayan niyet ve referans mektuplarını da değerlendirmeye dahil ediyor.

Çoktan seçmeli merkezi sınavların, öğrencilerin soyut yeteneklerini ve potansiyelini belirlemedeki yetersizliği göz önünde bulundurulursa; ABD ve beraberindeki gelişmiş ülkelerin üniversiteye girişte uyguladığı ikinci model günümüz için çok daha uygun sayılabilir. Nitekim, teknoloji ve inovasyon dünyasına yön veren araştırmacı ve girişimcilerin bu üniversitelerden çıkması ikinci modelin eğitim ve öğretimdeki başarısını ortaya koyuyor.

Fakat, ABD’nin uyguladığı bu sistemin de eksikleri olmadığı söylenemez. Bu “karma sistem”de, öğrencilerin test skorları ve lise diploma notları sayısal bir sıralama yapılmasına imkan tanısa da, niyet ve referans mektupları hala öğrenci işleri personelleri tarafından kimi zaman “yanlı” değerlendirmelere tabi tutuluyor. Bu noktada, ABD’deki bazı üniversitelerden ırkı, dini ya da cinsiyeti/cinsel yönelimi sebebiyle red mektubu aldığını düşünen gençlerin sayısı hiç de az değil. Peki, üniversite girişlerinde öğrencilerin yetenek ve yönelimlerini minimum hata payıyla ölçecek, tamamen objektif bir sistem geliştirmek mümkün mü? Bazı uzmanlara göre, yapay zekalar bu iş için biçilmiş kaftan.

Sistem Nasıl İşleyecek?

Günümüzde alışveriş yaptığımız e-ticaret sitelerinden, sosyal medya uygulamalarımıza; Google aramalarımızdan, Whatsapp sohbetlerimize dijital dünyada tıkladığımız her bir link, sayfa, etiket ve tuş kayıt altına alınıyor. Sadece Google’ın, kullanıcılara daha kişiselleştirilmiş reklamlar gösterebilmek için; konum, cihaz türü, Gmail’inize gelen son e-postalar ve Youtube’dan izlediğiniz son videolar gibi en az 57 sinyali takip ettiği belirtiliyor. Google, Facebook ve Amazon gibi devasa sayıda aktif üyesi bulunan siteler, kullanıcıların bıraktığı dijital izlerden yararlanarak büyük bir doğruluk oranıyla kişinin politik görüşü, cinsel yönelimi ve neleri sevip nelerden hoşlanmayacağını tahmin edebiliyor. Uzmanlara göre, bu sitelerin öğrenciler hakkında sahip olduğu büyük veriyi, başvurulan bölüm ve üniversiteye göre uygun olarak analiz edip değerlendirecek bir algoritma geliştirildiğinde,

  • Öğrencinin yer aldığı kulüp faaliyetleri, yaptığı projeler ve katıldığı yarışmalar hakkında yaptığı paylaşımlar
  • Netflix’te izlediği belgesel ve filmler. Bunların hangisini, sonuna kadar izleyip, hangilerini yarıda bıraktığı
  • İzlediği ve paylaştığı TED konuşmaları
  • Satın aldığı kitaplar, bu kitapları okuduğu e-kitap okuyucuda kaydettiği ya da not aldığı bölümler

belirlenerek, tüm bu verilerin nesnel bir şekilde değerlendirilmesiyle kişinin gerçek anlamda ait olduğu eğitim ve iş alanları saptanabilecek. İlk etapta, bu model korkutucu ve suistimallere açık gözükse de, dünyamızın tamamen sensörlerle donatılacağı “Nesnelerin İnterneti” çağına doğru ilerlerken bu “rasyonel değerlendirme kabiliyeti” olan teknolojilerin, daha isabetli kararlar alma isteğindeki yöneticiler tarafından karar mekanizmalarına entegre edilmesi kaçınılmaz gözüküyor. Bu teknolojilerin hayatımıza girmesini engellemek mümkün olmasa da, kullanıldıkları alanda risklerini minimuma indirip yararlarını maksimize edecek çözümler üretip üretmek insanlığın elinde. Bu konuda ne kadar başarılı olacağımızı zaman gösterecek.

Editörün Notu: Gidişat sizi korkutmasın. Bildiğimiz seçmen şapka sistemi bu.

Kaynak: Capture Higher Education

Posted by Özge Uçar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir