Akıllı Telefonları Neden Bu Kadar Seviyoruz?

Deloitte tarafından Türkiye dahil 33 ülkede 53 binden fazla kişi üzerinde yapılan Global Mobil Kullanıcı Araştırması‘na göre Türkiye Avrupa’nın akıllı telefona en bağımlı ülkesi oldu. Türkiye’de mobil kullanıcılar günde ortalama 78 kez, diğer bir deyişle her 13 dakikada bir cep telefonu ekranını kontrol etme ihtiyacı duyuyor. Çoğunlukla telefondan uzak kalamama, sık sık telefonu kontrol etme, aşırı akıllı telefon kullanımı nedeniyle uykusuzluk, anksiyete, depresyon gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olan psikolojik bozukluk “akıllı telefon bağımlığı” toplum sağlığını tehdit eden bir boyuta ulaşmış vaziyette.

Bağımlılık, heyecan hissiyle beraber gelen her şeydir. Akıllı telefonlar da bireylerde heyecan uyandırdığı ölçüde bağımlılığa neden olmaktadır. Peki akıllı telefonlarda bizi gerçekten heyecanlandıran şey ne? Tutkun olduğumuz şey hızlı işletim sistemleri ya da yüksek çözünürlüklü kameralar mı? Yazar John Brandon’a göre bunlar sadece araç: biz gönderilerimizin aldığı beğenilerden bizi anında haberdar edecek kadar “hızlı işletim sistemleri”ni ve havalı bir fotoğraf çekmemize imkan tanıyan “yüksek çözünürlüklü kameralar”ı seviyoruz.

“Dijital Ödüller” Bizi Sosyal Medyaya Bağlıyor

Sosyal medyada kendimizle ilgili yaptığımız her paylaşım, beraberinde bir geribildirim getiriyor. Modern insan, sosyal medya üzerinden aldığı geribildirimler sayesinde tanındığını, fark edildiğini ve önem gördüğünü hissediyor. Çoğumuz, Instagram’a yüklediğimiz fotoğrafın alacağı beğeni sayısı ya da Facebook durumumuza yapılacak olumlu yorumları bir “dijital ödül” olarak görme eğilimindeyiz. Zamanla “oyun” psikolojisi içine girerek -tıpkı bir oyun bağımlısı gibi- daha fazla ödül toplamak için akıllı telefonlara daha fazla zaman ayırır hale geliyoruz. Instagram ve Snapchat’in Twitter gibi uygulamalara nazaran daha fazla popüler olmasındaki sebep bu sitelerin insanlara daha hızlı ve çok sayıda geribildirim vererek “dijital ödül” sayılarını arttırması.

Bağımlılığı Azaltmak İçin Ne Yapmalıyız?

Uzmanlar, bildirim paranoyasının önüne geçmek için öncelikle “sürekli telefon kontrol etme güdüsü”nün terbiye edilmesi gerektiğini söylüyor. Sosyal medya kullanımı için kendinize zaman aralıkları belirleyin (Sabah 9-10 arası ve gece yatmadan önceki yarım saatlik zaman gibi) ve bu aralıkların dışında mecburi bir durum olmadıkça akıllı telefonu elinize almayın. Aynı zamanda, 1 aylığına sosyal medya ya da akıllı telefonu bıraktığınız dijital perhizler uygulayabilirsiniz. Bu perhiz dönemlerin ardından, sosyal medya ve akıllı telefon kullanımı hakkında daha ölçülü ve sağlıklı kararlar aldığınıza tanık olacaksınız. Son olarak, sosyal medyada gezinirken kurgulanan “oyun” düzenini ve değerinizin beğeni ya da takipçi sayısı gibi metriklerle ölçülemeyeceğini her zaman kendinize hatırlatın.

Kaynak: Inc

Posted by Özge Uçar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir