Charlie Brooker’ın Yarattığı ‘Dijital Cehennem’ Korkusu: Black Mirror

Google’ın sağlıklı yaşam için geliştirdiği ‘Calico’ sayesinde, insan ömrünün uzatılması fikrine ne kadar yaklaşıldığını veya Elon Musk’un beynimizi robot kafataslarına enjekte etme yolunda ne kadar ilerlediğini bilmiyoruz. Ancak “Black Mirror” dizisinin yapımcısı Charlie Brooker, sizi zihninizin artık bedenden ayrı hareket etme özgürlüğünün olduğu, duyguların hakikatlere üstün geldiği ve dogmaların değil; açık ara bilimin kazandığı bir dünyaya davet ediyor.

Teknolojinin sadece ‘sorunları çözmek’ ile ilgili olduğunu düşünüyorsanız Black Mirror’dan sonra fikrinizin değişeceğini söyleyebiliriz. Dizide teknolojik çözümlerin kâbus gibi yeni sorunlar yarattığı ve bu sorunların çözümünün pek mümkün olmadığı dijital bir dünya yer almakta.

Öyle bir dünya düşünün ki; bilinciniz bir mikroçipe yüklenip sizinle tekrar buluşmayı isteyen kişinin zihnine aktarılıyor. Aktarıldığınız kişinin her duyusunu kendi bedeninizde hissedebiliyorsunuz;  bağımlılığından çektiği acılara, onun zihninde bazen sıkışıp kalmaya, bazen de bir infazı sonsuza kadar yaşamak için hapsolmaya mahkûmsunuz.

Black Mirror, dijital dünyanın o kadar da yaşanacak bir dünya olmadığını, size her şeyi iliklerinize kadar hissettirerek anlatıyor.

Görsel: PCkoloji

Burcu Üner

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir