Gelecekte İş Gücünü Daha “Verimli” Hale Getirecek 3 Yeni Teknoloji

Gelişen teknoloji ile beraber günden güne ortaya çıkan yeni sistemler, çalışma şeklimizi değiştiriyor. Çalışma şeklimizi değiştiren teknolojiler, iş gücünün ve zamanın verimini artırıyor.

1. Dış İskelet

Ford Motor Company, Valencia-İspanya fabrikasında ve ABD’deki iki fabrikasında çalışanlarına  üst gövde endüstriyel dış iskeleti olan “EksoVest” i kullandırmaya başladı. Tesislerdeki daha ağır veya hacimli ürünler robotlar veya makineler tarafından ele alınıyordu. Artık EksoVest ile çalışanların fiziksel dayanıklılığının artması da sağlanıyor.

ABD ordusu 2010’dan beri Sarcos/Raytheon XOS 2 Exoskeleton’u test ediyor. Bu, 68 kg (150 lb) ağırlığında olan bir dış iskelet ve kullanıcının çok az bir çabayla (veya hiç çaba göstermeden) 90 kg (200 lb) kaldırmasını sağlayabiliyor.

2. Yeni Asistanlar: Heads-up Displays (HUDs)

Heads-up Displays adı verilen ve HUDs olarak kısaltılan sistemler, gösterge tablosunu yansıtmak amacıyla kullanılmakta. İlk olarak uçaklarda kullanılan şeffaf veri ekranları, göstergeleri cama yansıttığından yolu izlemeyi mümkün kılıyor. Ancak, bugün Boeing, Airbus gibi havacılık şirketlerinde yaygın olarak kullanılan sistemlerin tarihi daha eskilere dayanıyor. 1960’lı yıllarda, Fransız test pilotu Gilbert Klopfstein, kritik uçuş verilerinin pilotun görüş alanı içinde merkezileştirilmesi sağlamak amacıyla askeri savaş jetleri ve helikopterlerde kullanılacak HUD teknolojisini yarattı.

Pilotun, kafasını eğip aşağıdaki cihazlara bakarak değerleri takip etmesinin önüne geçmek için tasarlanan bu teknoloji, artık otomobillerde de kullanılıyor.

3. Duyabilen-Konuşabilen Sistemler
Lufthansa Havayolları, ses tabanlı kulaklıklarla, önceden iki işçi gerektiren bakım işini tek bir teknisyenin gerçekleştirmesini sağlıyor. Önceden, bir teknisyen uygulanacak talimatları okurken diğeri talimatları yerine getiriyordu. Şimdi kullandıkları akıllı ses sistemleri ile bakım kontrol listesi, sesli komutlara dönüştürülüyor ve tek teknisyen tamamlandığı gibi her görevin durumunu bildiriyor. Bu konuşmadaki bilgiler otomatik olarak verilere dönüştürülüp depolanıyor.

Diğer yandan kullanıcısının sesini veriye çeviren yardımcı asistanlar da etkin kullanıldığında zaman tasarrufu sağlayabiliyor. Apple’ın Siri’si, Amazon’un Alexa’sı gibi asistan yazılımların kullanımının artmasıyla, kolaylık sağlayan bu sesli yazılımlar aynı zamanda bilgi işleme-depolama sistemleri haline geliyor.

Aşağıdaki videoda iki sanal asistan arasındaki diyaloğu izleyebilirsiniz:

 

Kaynak: Interesting Engineering

Posted by Ceren Demir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir