2017 Yılına Damga Vuran 10 Teknoloji

World Economic Forum (Dünya Ekonomik Forumu-WEF), teknoloji ve inovasyon alanındaki gelişmeleri yakından takip eden bir oluşum. Dünya liderlerinin buluştuğu ekonomik forumlara ev sahipliği yapan WEF, geçtiğimiz günlerde bir liste yayınladı. 2017 senesinin en önemli teknolojik gelişmelerinin sıralandığı listede, gelecek ve bilim alanında uzman isimlerin seçimleri yer aldı. Seçilen teknolojiler; hayat kalitesini arttırma potansiyeli, endüstriye dönüştürülebilme ve gezegeni koruma özelliklerine göre sıralandı.

1) Likit Biyopsi

Likit biyopsi, kanserle mücadelede çok önemli bir adım olarak görülüyor. Doku alınarak yapılan biyopsinin mümkün olmadığı anlarda, likit biyopsi çözüm sunabilen bir teknoloji. Ayrıca, geleneksel biyopsiye oranla daha geniş bir sonuç elde etme şansı var. Kanser hücrelerinden kan damarlarına doğru rutin olarak kendi yolunu bulan genetik materyal, hastalığın ilerleyişi ya da tedaviye direnç; dolaşan tümör DNA parçalarının (ctDNA) hedeflenmesi yöntemi kullanılarak, semptomlara ve görüntülemelere dayanan diğer yöntemlere göre çok daha hızlı bir şekilde fark edilebiliyor.

2) Havadan, Su Elde Etme

Havadan, temiz su üretme işlemi aslında yeni bir teknoloji değil fakat bulunan yöntemler, yüksek neme ve elektriğe ihtiyaç duyuyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), California Üniversitesi ve Berkeley Üniversitesi’nin ortak çalışması sonucunda yeni bir teknik elde edildi. Başarılı bir şekilde testlerini geçen sistemde; gözenekli kristaller kullanılarak suya çevrilme işlemi, hiçbir enerji gerektirmeden gerçekleştiriliyor. Bir startup olan Zero Mass Water da bir başka yöntemle, şebekeden bağımsız güneş panelleri sayesinde günde 2 ila 5 litre arasında su elde ediyor.

3) Görsel Yetenekli Derin Öğrenme

Bilgisayarlar; görselleri, insanlardan daha iyi tanımlama özelliğine sahip olmaya başladı. Derin öğrenme sayesinde gelişmekte olan yapay zeka ve bilgisayarlı görü teknolojisini; tıbbi teşhis, sürücüsüz otomobiller, sigorta için hasar tespiti, su seviyesi ölçümü gibi çok farklı alanlarda görüyoruz.

4) Güneş Işığından Yakıt

Bir yaprağın fotosentez yapmasını ve sonucunda enerji depolama işlemini yapay bir şekilde gerçekleştirebilir miyiz? Tahminler bunun olası olduğunu söylüyor. Cevap, güneş ışığıyla aktifleşen katalizörlerin su moleküllerini hidrojen ve oksijene ayırmak ve ardından aynı hidrojeni karbondioksite ve hidrokarbonlara çevirmekte yatıyor. Ayrıştırılan gazı atmosfere salmak yerine yakıta dönüştüren sistem, güneş ve rüzgar enerji endüstrilerinde bir devrim özelliği taşıyacağa benziyor.

5) İnsan Hücre Atlası

Uluslararası bir işbirliği, Ekim 2016’dan beri tek bir amaç için çalışıyor: insan bedeninin şifrelerini çözmek. Human Cell Atlas (İnsan Hücre Atlası) isimli proje; her türlü dokudaki her türlü hücreyi tanımlamayı, hangi genlerin/proteinlerin ve diğer moleküllerin hangi süreçlerde ne şekilde aktif olduklarını, hangi hücrenin nerede yer aldığını, hücrelerin birbirleriyle nasıl etkileşime geçtiklerini ve nasıl değişime uğradıklarını çözmek için uğraşıyor. Projenin sonunun, sağlık sektöründe gelişmelere ve kişiselleştirilmiş uygulamalara yön vereceği düşünülüyor.

6) Hassas Tarım

Dördüncü Endüstri Devrimi, tarım sektörü için, mahsulde verimliliği ve kaliteyi arttırmak ile su ve kimyasal kullanımınızı azaltmak konusunda yeni araçlar ortaya koydu. Sensörler, robotlar, GPS, haritalama araçları ve veri analiz yazılımları tarlaların özelliklerine ve gerekliliklerine göre düzenleyebilme fırsatı yaratıyor. Droneların kullanımının da iyice artması sonucu, tarım sektöründe büyük gelişmeler yaşandı. Bunların yanında, düşük teknolojili sistemlerde de ilerleme hiç durmadı.

7) Çevreci Araçlar için Uygun Fiyatlı Katalizör

Çevreci araçlarda işlem, gelecek vaadeden sıfır emisyon teknolojisi ve hidrojen ile beslenen yakıt hücresi üzerinden yürüyor. Çevre için zararı en aza indirmeye çalışan bu araçların yaygınlaşmamasının en önemli sebeplerinden birisi platin içeren katalizörlerin yüksek fiyatlarıydı. Artık değişen malzeme kullanımı sayesinde, katalizörlerin fiyatlarında düşüş yaşanmaya başladı.

8) Genomik Aşılar

Genlere dayanan aşılar, birçok yönden konvansiyonel aşılardan üstünlüklerini ortaya koyuyor. Üretiminin hızlı olması, şiddetli salgın zamanları için tartışmasız bir avantaj sağlıyor. Hücre kültürlerinde ya da yumurtalarda protein üretilmesine kıyasla, genetik materyal üretimi daha basit ve daha ucuz olma özelliği taşıyor. Aşılara genomik temelli bir yaklaşım, bir patojen mutasyonu durumunda adaptasyonun daha hızlı olmasını mümkün kılıyor ve bilim insanlarının bir patojene dirençli insanları belirlemesine, bu korumayı sağlayan antikorları izole etmesine ve kişideki bu antikorları üreten proteinleri indükleyecek bir gen dizisi tasarlamasına olanak tanıyor.

9) Sürdürülebilir Topluluk Tasarımları

Dünya, son dönemlerde “Yeşil İnşaat” kavramıyla tanışmaya başladı. Enerji ve su tasarrufu sağlayan bu binaların gelecekte çok daha verimli olacağı öngörülüyor. California Üniversitesi’nde yapılan çalışmalarda karbon emilimini yarı yarıya indirecek buluşlar ortaya çıkıyor. Ayrıca aynı çalışmalarda, site düzeninde bazı değişikliklere gidilerek %70’e varan su tasarrufu yapılabileceği ortaya kondu. Örneğin, yağmur suyunu sifonlarda kullanmak gibi basit hamlelerle sürdürülebilirlik konusunda büyük yol kat ediliyor.

10) Kuantum Hesaplama

Kuantum bilgisayarlarının neredeyse sınırsız olan potansiyeli, kurulum masrafları ve zorlukları sebebiyle şu ana kadar bir türlü ortaya çıkartılamadı. 2016 senesinde IBM’in ilk kez kuantum bilgisayar sistemini, bulut üzerinde halkın kullanımına açmasıyla bu alanda büyük bir ilerleme kaydedildi. Bugün, yaklaşık 50 startup ve büyük şirket, kuantum programlamasını gerçeğe dönüştürebilmek için çalışıyor.

 

Kaynak: World Economic Forum

 

Posted by Çağatay Gültekin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir