Sistemler Akıllanırken İnsanlar Aptallaşıyor mu?

Teknoloji tarihi ütopyacı olmasa da geleceği daha mutlu, sağlıklı ve dinlence odaklı bir yer olarak gören iyimser düşüncelerle dolu. Fakat her yeni teknoloji dalgası – kimisi olumlu kimisi olumsuz olsa da genellikle çoğu tamamen kasıtsız bir şekilde oluşan – birçok değişimi beraberinde getiriyor. Endişe yaratan en temel konulardan biri, son yıllarda hayatımıza giren akıllı cihazların insan zekasını geriletip geriletmediği ya da zihnimizin çalışma biçimini değiştirip değiştirmediği.

Günümüzde akıllı telefonlar on binlerce kişinin iletişim bilgilerini saklıyor, GPS cihazları bir rota izlememize gerek kalmadan bizi gideceğimiz yere ulaştırıyor, uygulamalarla çalışan akıllı bileklikler bundan on yıl öncesinde kimsenin tahmin edemeyeceği bir şekilde aldığımız ve yaktığımız kalorileri ve zindelik düzeyimizi takip edebiliyor. Peki ya dezavantajlar? İnsanlar önemli telefon numaralarını hatırlayamıyor, harita kullanma sanatı tarihe karıştı, eşi görülmemiş fitness aletlerini kullanabilmemize ragmen obezite ve yaşam tarzına bağlı hastalıklar kronik bir sorun haline geldi.

Ortada bir paradoks var: Cihazlar bizim yerimize ne kadar fazla iş yaparsa, doğal ortamımızla ve ritmimizle daha az temas ediyoruz ve bedenimizle zihnimizi daha az çalıştırıyoruz.

Yazar ve psikolog Douglas Lise buna keyif tuzağı adını veriyor. İnsan beyni doğal olarak en kolay yoldan, en keyif verici şekilde iş yapmaya yöneliyor, diyor. Fakat bir işi yapmanın en kolay yolu her zaman o işi yapmanın en iyi yolu olmuyor.

Yüzeysellik: İnternet Bizi Aptal mı Yapıyor? Kitabının yazarı Nicholas Carr, internetle ortaya çıkan anında bilgi edinme kültürünü sorguluyor. Carr, The Atlantic Monthly için kaleme aldığı makalede şöyle diyor: “Zihnim artık bilgileri internetin sunduğu gibi almak istiyor: Yani parçacıkların hızla hareket ettiği bir akış içinde. Bir zamanlar kelimelerden oluşan bir denizde dalgıçtım. Artık bu denizin yüzeyinde jet ski’yle dolaşır gibi ilerliyorum.”

Araştırmacılar bilişsel düşünceyi ve yeni ortaya çıkan dijital dünyanın onu nasıl şekillendirip düzenlediğini incelemeye daha yeni başlıyor olsa da bir şey kesin: Beyinlerimiz teknolojiye uyum sağlamak için değişip evrimleşecek. Zekamız artacak mı yoksa yapay zekanın gölgesinde kalarak gerileyecek mi, bunu zaman gösterecek.

Kaynak: The Internet of Things

Posted by Özge Uçar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir